
GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ, BUGÜN!
Hani çok kullanılan bir deyim var ya “80’lerde çocuk olmak” diye… 80’li yıllarda çocukların televizyondaki bilim kurgu filmlerinde gördükleri ve hayal güçlerini kullanarak zihinlerinde geliştirdikleri teknolojileri hayata geçiren bir firma Sigma R&D. Geleceğin teknolojilerini bugüne taşıyan, bizi geleceğin teknolojilerine bir adım daha yaklaştıran genç ve yetenekli bir firma.
BİZE KENDİNİZDEN VE SİGMA R&D’DEKİ İŞİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ? NASIL BİR VİZYONUNUZ VAR?
Eray Berger: 2002 yılından bu yana bilgisayar teknolojilerini kullanarak projeler geliştiriyorum. O yıllarda dört kişilik bir ekip olarak henüz çok yeni olan Flash tabanlı web oyunları geliştirmiş, fakat yaptığımız işin değerini bilemeyerek o dönemin en büyük gelişmesi olan Facebook'a bu oyunları entegre etme fırsatını kaçırmıştık. Şu an ise derinlik sensörlerinin çıkışını doğru zamanda yakaladığımızı zannediyorum. Batıdakilerin değil de bizim yaşadığımız faydalı denebilecek bir zorluk ve çevremdeki çoğu arkadaşımda da izlerini gördüğüm bir durum var; yaşamak için her telden işle uğraşmak durumunda kalmış olmak. Benim de bilgisayar teknolojileri alanındaki tecrübemin temelini oluşturuyor bu durum. Ortağım Cem Keskin ise akademik olarak müthiş donanımlı bir insan, bilgisayar bilimi alanında bilmediği bir yönteme denk gelmek oldukça zor. Akademik alanda önümüzdeki dönemin çok önemli bir ismi olacağına eminim. Birlikte çalışmamız, bundan 7 yıl önce üzerinde çalıştığımız bir oyun motoru ile başlamıştı. Dolayısıyla şirketin genetiğini hakkıyla Ar ve Ge olarak oluşturduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim sanırım.
SİGMA R&D’DEN BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ? NE TÜR ÇALIŞMALAR YAPILIYOR BURADA VE NASIL BİR EKİPLE BİRLİKTE ÇALIŞIYORSUNUZ?
Eray Berger: Şirketin bizim için amacı ve anlamı, öncelikli olarak sevdiğimiz ve istediğimiz işleri yapmaya imkan yaratmak. Belirli alanlardaki en gelişmiş teknolojileri birleştirmekten ve bunları uygulama haline getirmekten çok keyif alıyoruz. Kameralarla algılama, görüntü işleme, yapay zeka ve üç boyutlu grafik alanlarını birleştirerek günlük hayatta kullanılabilir hale getiriyoruz. Yani "Araştırma Geliştirme" isminin hakkını vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla şirketimizde hem akademisyen olan master-doktoralı bir araştırma ekibi var, hem de oyun sektöründe uzun süre çalışmış programcı ve grafikerler var. Kısacası, senelerdir akademi ve sektöre dünya çapında işler yapan kişileri bir araya getirdik. Çok dinamik ve esnek bir ekibe sahibiz. Şirkette sabah 9'dan ertesi sabah 6'ya kadar, çalışan birilerini bulmak mümkün.
SİGMA R&D İLE ÇALIŞMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE NE TÜR ÇALIŞMALARA İMZA ATMIŞTINIZ? BUGÜNE KADAR GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİZ PROJELERİNİZ DAHA ÖNCE KENDİNİZE BELİRLEDİĞİNİZ HEDEFLER ÇERÇEVESİNDE MİYDİ?
Eray Berger: Projelerimizin önemli bir kısmı insan hareketlerinin anlamlandırılması ile alakalı. Örneğin, klavye ve fareye ihtiyaç kalmadan el şekilleriyle veya eli hareket ettirerek çeşitli programların kullanılabilmesi üzerine ciddi çalışmalarımız var. Artırılmış gerçeklik (augmented reality) denilen, insanın kendi görüntüsüne grafik eklenerek yaratılmış, örneğin sanal bir şekilde kıyafet deneyebileceğiniz uygulamalarımız var. Kameralarla kullanıcıları takip edip ses komutlarını tanıdığımız oyun ve programlarımız var. Kinect bu işleri çok kolaylaştırdı, dolayısıyla genelde projelerimizde Kinect ve benzeri (örneğin Asus'un Xtion Pro'su gibi) derinlik sensörlerini tercih ediyoruz. Önceden geliştirmiş olduğumuz teknolojileri hızla bu kameralara uygulayınca dünya çapında işlere çok kısa zamanda imza atmaya başladık. Örneğin hem Kinect'in hem Xtion Pro'nun bu seneki dünya çapındaki programlama yarışmalarına iki ayrı projeyle katıldık. Kinect için elle kontrol edilebilen bir internet tarayıcı uygulaması yaparak dünya çapında üçüncü olduk. Xtion Pro içinse sağa sola koşarak hareket ettirdiğiniz ve kendi ses efektlerinizi yaparak ateş ettiğiniz bir uzay gemisini kullandığınız Space Invaders benzeri oyun yaptık ve yapılan uzun oylama sonunda büyük farkla birinci olduk.
OYUN PİYASASIYLA YAKINDAN İLGİLENİYOR MUSUNUZ? OYUNLARA OLAN İLGİNİZ İŞİNİZDE ETKİLİ OLDU MU, YOKSA İŞİNİZ DOLAYISIYLA MI TANIŞTINIZ OYUNLARLA?
Eray Berger: Çoğumuzun oyun sektöründeki tecrübesi büyük. Ekipte Türkiye'nin ilk üç boyutlu oyunlarının programlanması ve modellenmesinde çalışmış, Flash için dünyaca tanınan bir 3D oyun motorunu sıfırdan geliştirmiş kişiler var. Aynı şekilde görüntü işleme ve yapay zeka konusunda senelerdir dünya çapında akademik çalışmalar yapan, makaleler çıkaran tecrübeli bir ekip var. Ekipteki herkes genç ve varsa boş zamanlarını oyun oynayarak geçiriyorlar, dolayısıyla projelerimizden hepimiz zevk alıyoruz. Daha önceki işlerimizde de, şu ankilerde de hedefimiz genelde aynı. Hangi alan olursa olsun, dünya çapında ve yapılmamış işler yapmak istiyoruz. Ses getirecek ve bizim için de eğlenceli projelere imza atmak istiyoruz. Tanıtıma emek ve zaman henüz harcamadığımız halde dünya çapındaki çok büyük firmaların ilgisini çekmeyi başarıyoruz. Bu sebeple gelirimizin büyük çoğunluğu şimdiden ihracata dönüştü. Yani şimdilik hedeflerimize uygun gidiyoruz diyebiliriz
Dediğim gibi ekibin tümü zaten oyuncu, çok küçük yaşlardan beri bilgisayar oyunu oynayarak büyümüş bir nesil. Oyun konusunda özellikle tutkulu olanlarımız, bugüne kadarki iş ve projelerini buna göre yönlendirmiş çalışanlarımız var. Dolayısıyla Türkiye'deki ilk üç boyutlu oyunları ya da dünya çapında Flash oyun motoru yazmakla uğraşmış kişileriz. Oyun sektörü benim de uzun süredir içinde bulunduğum ve herkesi tanıdığım bir sektör.
BUNDAN SONRASI İÇİN HEDEFLERİNİZ, YENİLİKLERİNİZ NELER?
Eray Berger: Bir kısmına zaten başladığımız ve hızla bitirmeyi çok istediğimiz projeler arasında el ve vücut kontrollü küçük veya büyük oyunlar, evlerde de kullanılabilecek kolaylık ve kalitede sanal kıyafet deneme sistemi, oyun ve masaüstü için parmaklar düzeyinde algılama yapabilecek kadar iyi çalışan bir algılama sistemi var. Aynı zamanda üzerinde çalıştığımız bir proje de realistik modelleri canlı olarak gösterip interaktif hale getirmeye yönelik. Bu proje örneğin inşaat sektörüne yönelik olarak yeni yaşam mekanlarının oyun teknolojisi kullanılarak tanıtımında değerlendirilebilir. Ufukta bir de, derinlik sensörü kullanarak gerçek zamanlı otomatik model yaratma aracı gözüküyor. Ardından tabii ki bir büyük oyun da hayallerimizi süslüyor. Küçük bir ekip olduğumuz halde aynı anda beş-altı projeyle uğraştığımız olabiliyor. Dolayısıyla bundan sonraki ilk amacımız kısa zamanda kontrollü bir şekilde büyümek. - İpek Cevahir
| < Önceki | Sonraki > |
|---|